İkinci Dünya Savaşı bitmiş, Marshall yardımı başlamış, Türkiye kendi üstüne kapanmışlığından çözülüp ekonomisiyle ve ekonominin oturduğu politik yapısıyla batıya açılmıştır. Bu açılışla birlikte ülkede hızlı değişmeler oluşmaya başlar.
İlk romanı KAÇIŞ'ta, 1958 leri fon olarak alıp, aydınların çıkmazını irdeleyen ve çıkış noktası arayan Ayla Kutlu, bu kez, güneyde küçük bir kentin kısacık sokağının yirmibeş öyküsünü anlatıyor.
Sokaklar da doğar, eskir ve ölür, yerine yenileri doğar. İnsanın ve toplumun kaçınılmaz gelişim sürecidir bu: Her şey belli bir yönde sürekli değişir. İnsanlar, sokaklar, kentler ve ülkeler...
"Anlatmak, bir kez daha yaşamak değil," diyor Kutlu. "Bir çocuk oyunundaki gibi köprüler kurulur, altından geçilir anlatırken. Bazan da gökkuşağıdır o köprü. Güneşin ıslanması da o yüzden."