1926 yılında İzmir Suikasti’nden sonra öldürüleceği korkusu ile Pera Palas’a sığınan eski bir İttihat ve Terakki fedaisi olan Şehsuvar Sami, unutamadığı aşkı Ester’e yazdığı mektuplarla, 1906-1926 yılları arasındaki 20 yıllık dönemi anlatır.
Romanda, İkinci Meşrutiyet’in yaklaştığı günlerde Osmanlı’nın içinde bulunduğu büyük buhran ve Şehsuvar’ın bu süreçte İttihat ve Terakki Cemiyeti’ne katılması ve yaşadığı büyük acılar ve pişmanlıklar işlenir.