Olaylara tanık olan bir anlatıcı, yaklaşık otuz kişiden oluşan bir çingene kafilesinin Edremit'e doğru göçerken bir değirmenin etrafında konaklamaya karar verdiğini anlatır.
Sazlı sözlü eğlencelerle yöre halkının sevgisini kazanan ekibe değirmenci son derece iyi davranır. Özellikle klarnet çalan Atmaca'ya büyük ilgi vardır.
Aradan geçen birkaç günden sonra Atmaca'da değişiklikler başlar. Atmaca, değirmencinin kızına açık olmuştur ve onunla evlenmeyi, hatta gerekiyorsa birlikte kaçmayı teklif eder. Kız, Atmaca'ya âşık olmasına rağmen bu teklifleri reddeder. Zira küçüklüğünde kolunu değirmene kaptıran kız, tek kola yaşamaktadır ve ilerde bunun sorun olacağını düşünür.
Kafilenin yola koyulmasından bir gün evvel, büyük bir fırtına olmasına rağmen eğlence tertip edilir. Değirmenin içinde klarnetine var gücüyle üfleyen Atmaca, dinleyenleri adeta mest eder. Müzik bittiğinde değirmenin çarkına yanaşır ve kolunu çarka sokar. Artık o da hayatına, sevdiği kız gibi, tek kol ile devam edecektir.